29/7/2009 · Kategori: BenimSiirlerim



"ŞU UZUN GECENİN GECESİ OLSAM"...

simya…

karanfil kokusu
ulanır mı çelikteki ışıltıya
ellerinden bulaşan simya
bi dokunsam kavuşmak
bi dokunsam dâüssıla

bulut…

akımda benek, sürümde kanlıca kurt
bir bulut gezdiriyorum günlerdir
gözlerimde bir bulut
dokunsanız yağacak
-dokunsam bir elvan kil/im
çölünüze-

kalbim…

her suya inmeyen ürkek ceren
kalbim… o gülfam fiyord
-âh ki boğulduğum su, yandığım od-
hep aşka dâhil, kinden hâriç
fiili meçhul fâil! hâlâ ki
kanar dikenlere

uçurum…

düş-
tüm!
-özgürlük dedin, özgürlük
göze almakmış uçurumu-

şeb-i yelda…

içimi boyar durur kırmızıya
rem uykusunda bir lâl lale
ondandır gözbebeğimdeki erkete yıldız

Perihan BAYKAL 

Yazlıkaya Şiir Yaprağı, Haziran 2007

(Bu şiirimde yayımlandıktan sonra bir miktar değişiklik yaptım. Bu, son hâli şiirin. Yayımlanmış bir şiirde sonradan değişiklik yapmak konusu beni ikircimde bırakıyordu. Ama birçok sevdiğim usta şairin bunu yaptığını bir dergide okuduğumdan beri içim daha rahat. Bazen, birkaç yıl önce, şiire yoğunlaştığım o ilk günlerde yazdığım ve alelacele, dumanı henüz üstündeyken görücüye çıkardığım bir şiirin tek bir sözcüğüne bile dokunamaz-dokunma gereği duymazken, uzun uzun demlendirdiğim bir şiirde yayımlandıktan sonra değişiklik yapma gereği duyabiliyorum. (Yine de, ille de “dem!” derim:)

Onlardan biri de “Kül Meseli”. Yalnızca tek bir dize ekledim. Hangisi olduğunu yazmayacağım. Dergiden okumuş olanlarsa , arzu ediyorlarsa kendileri bulsunlar:)

                                                                                                               

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

0 yorum yazılmıştır.

« Önceki :: Sonraki »