24/7/2009 · Kategori: BenimSiirlerim


KIZILCIK LEKESİ

ağarırken gün… duvardan söktüğüm
son çivi yarası ömrün
şafağın kızılından kına
küçük parmağıma -hani en sevdiğin-

şakayıkları yıkadım, silkeledim
duvara tırmanan sarmaşığı
birden bir yakut sağanağı dalda
baştan başa kırmızı! bir balık
-açar kapar ağzını
açar kapar ağzını-

nasıl çıkar ah… kızılcık lekesi
kokusu üstümdeyken yaktığın tütsünün
hangi derin suda sağalır sesim
kızıl günün çağanağına tutsak

sonsuza yakışan atlar koşardı yelelerinde
serseri atlar; susamış, terli
hıdrellez gecelerine ateşler düşüren, çıplak!

şimdi aramızda uzayan küskün yol
koşuyor ölümlü bir yaza
gümüş eyeriyle akdikenlerini
-kendi kendini kanatarak-

şimdi hangi resme baksam
teyelinde hüzün

Perihan BAYKAL


Onaltıkırkbeş, Haziran 2007

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

0 yorum yazılmıştır.

« Önceki :: Sonraki »