..."AY DEĞİRMİ BİR BIÇAK"*...
başıbozuk bir imgenin sığınmacısıyım yabancısı eğreti karmaşıkların(!) kış odasında kâh şimşeğiyle çarpışan kâh bir ebemkuşağı mavisi erguvanına dargın
dündü daha kestim dilimi anlamadınız sesimi çıkardım gözlerimden öylece baktınız
herkesin yüreği değmiyor göğe ne de yeterince uzun ağıtlı çalımlı bir ikindi güneşi tanımaz elbet gölgesiyle güreşen kalem ustasını
ne çok kördünüz ne çok sağır!
korunağım açmaya kıyamadığım gelin bohçası uzaklar anladığında uzaklığını yaprak bilirdi bir tek rüzgârla selam yolladığımı
kundağında boğazlanan gökçeyazın erlerine şaire eşkâlini unutan sıra dışı bir masal anlatmalısınız şimdi!
sormalısınız:
gözyaşının savsaklandığı yerde bir ölü sıyrılır mı kefeninden
bir aslan çığlık atar mı -ay değirmi bir bıçak! - diye haykırır mı hücresinde
(*) Emirhan Oğuz (“kalem ustası”)
(11 Haziran 2009) – Şikâyetname Dosyasından
|