16/7/2009 · Kategori: siir


..."AY DEĞİRMİ BİR BIÇAK"*...

başıbozuk bir imgenin sığınmacısıyım
yabancısı eğreti karmaşıkların(!)
kış odasında
kâh şimşeğiyle çarpışan
kâh bir ebemkuşağı
mavisi erguvanına dargın

dündü daha
kestim dilimi anlamadınız
sesimi çıkardım gözlerimden
öylece baktınız

herkesin yüreği değmiyor göğe
ne de yeterince uzun ağıtlı
çalımlı bir ikindi güneşi
tanımaz elbet
gölgesiyle güreşen kalem ustasını

ne çok kördünüz
ne çok sağır!

korunağım
açmaya kıyamadığım gelin bohçası
uzaklar anladığında uzaklığını
yaprak bilirdi bir tek
rüzgârla selam yolladığımı

kundağında boğazlanan
gökçeyazın erlerine
şaire
eşkâlini unutan
sıra dışı bir masal anlatmalısınız şimdi!

sormalısınız:

gözyaşının savsaklandığı yerde
bir ölü sıyrılır mı kefeninden

bir aslan çığlık atar mı
-ay değirmi bir bıçak! -
diye haykırır mı hücresinde


(*) Emirhan Oğuz (“kalem ustası”)


(11 Haziran 2009) – Şikâyetname Dosyasından

 

Naime Erlaçin

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

0 yorum yazılmıştır.

« Önceki :: Sonraki »